Diyabetle Yaşam

 

Hiperglisemi nedir?

Hiperglisemi, kan şekerinin belli bir seviyenin üzerinde olması haline denir. Kısa süre için kan şekerinin yüksek kalması, hemen düzeltilirse ciddi bir problem oluşturmaz.

Hangi nedenlerle kan şekeriniz yükselir?

  • Doktorun önerdiği dozun altında insülin alınması
  • Fazla miktarda yemek yenmesi
  • Ateşli bir hastalık geçiriliyor olunması
  • Her zamankinden az egzersiz yapılması
  • İnsülin enjeksiyonu yapılan bölgedeki kasları çalıştıran bir egzersiz yapılması
  • Aşırı stres altında olunması durumlarında kan şekeriniz yükselebilir.

Kan şekeriniz yükselirse neler hissedersiniz?

  • Aşırı susama ve sık idrara çıkma
  • Her zamankinden fazla açlık hissi
  • Daha fazla yorgunluk ve uyku hali
  • Bulanık görme
  • Bacaklarda kramp

Bu belirtiler, diyabet hastalığı başlangıcındaki belirtilere fazlasıyla benzemektedir. Bu belirtileri hissettiğinizde kan şekerinizi kontrol edin.  

 

Ateşli hastalık durumlarında insülin almayı bırakmayın ve sık sık kan şekerinizi kontrol edin. İnsülin almanıza rağmen kan şekeriniz gittikçe yükseliyorsa mutlaka doktorunuza haber verin ve en yakın sağlık kuruluşuna başvurun.


Hipoglisemi nedir?

Kan şekerinizin belli bir değerin altında olmasına hipoglisemi veya kısaca hipo denir.

Kan şekeriniz ne zaman düşer?

  • Ana veya ara öğününüzü atlar veya geciktirirseniz
  • Her zamankinden fazla egzersiz yaparsanız
  • Çok fazla miktarda insülin veya kan şekeri düşürücü hap alırsanız
  • Önerilenden fazla alkol kullanırsanız kan şekeriniz düşebilir.

Bunların yanı sıra farklı bir insülin kullanılması veya insülin enjeksiyon yerinin değiştirilmesi de hipoglisemiye yol açabilir.

Hipoglisemi durumunda hangi belirtiler görülür?

  • Terleme ve titreme
  • Heyecan, gerginlik ve baş dönmesi
  • Konsantrasyon kaybı
  • Soluk yüz rengi

Kan şekeri düşüklüğü farklı kişilerde değişik şekillerde algılanabilir. Önemli olan düşük kan şekeri belirtilerini algılamayı öğrenmektir.

Kan şekeriniz düştüğünde neler yapmanız gerekir?

Eğer kan şekeriniz doktorunuzun belirttiği alt sınırın altında ise şeker içeren herhangi bir şey yemeli veya içmelisiniz (3-4 tane kesme şeker veya bir bardak meyve suyu gibi). Takip eden yemeğiniz bir saat sonra ise bir sandviç veya bisküvi yemelisiniz.

15-30 dakika içinde kendinizi iyi hissetmezseniz kan şekerinizi tekrar kontrol edin. Eğer hala çok düşükse, şekerli gıda almaktan çekinmeyin. Kan şekerinin çok düşük düzeylerde kalmasına izin vermek yüksek kalmasından daha tehlikelidir.

Bazen kan şekeriniz çok fazla ve aniden düşebilir ve şuurunuzu kaybedebilirsiniz. Bu durumda çevrenizde bulunanların size nasıl yardım edeceğini onlara anlatmalısınız.

Eğer şuurunuzu tamamen kaybetmişseniz size ağızdan bir şey vermemelidirler. Kan şekerini hemen yükselten glukagon enjekte edilmelidir. Kendinize geldikten sonra bir iki bisküvi yiyerek kan şekerinizi yükseltebilirsiniz.

Eğer glukagon enjekte edildiği halde kendinize gelmezseniz derhal hastaneye götürülmelisiniz.

Hipoglisemi, aslında bir yanıyla kan şekerini normal seviyeye yakın tutma çabasının bir sonucudur. “Daha düşük” kan şekeri seviyesine ulaşmak için uğraşanlar hipoglisemi ile daha sık karşı karşıya kalabilirler. Önemli olan hipoglisemi belirtilerini ve hipoglisemi durumunda neler yapılacağını sizin ve çevrenizdeki kişilerin bilmesidir.

 

Diyabetin izlenmesi

Diyabet tedavisinde amaç, tıbbi beslenme tedavisi, egzersiz, oral antidiyabetik ve/veya insülinle kan şekerini normal düzeylerde tutmaya çalışmaktır.

Açlık kan şekeri

Gece 8-12 saatlik açlıktan sonra yapılan kan şekeri ölçümüdür.

Tokluk kan şekeri

Yemekte ilk lokmayı aldıktan tam 2 saat sonra yapılan ölçümdür.

Diyabetli bir hastanın kan şekerinin yemeklerden önce 90-130 mg/dL arasında olması, tokluk kan şekerinin de 180 mg/dL’nin altında olması hedeflenir. Yine de tedavi hedeflerinizi kişisel olarak doktorunuz belirleyecektir.

Kan şekerinin nasıl gittiğini anlamak ancak ölçümle mümkün olacağından tüm diyabetliler kan şekerlerini ölçerek ve kaydederek kendi tedavilerinin ve hayat kalitelerinin takipçisi olmalıdır.

Doktorunuz size uygun tedaviyi belirlemek için sizin yapacağınız ölçümlere de ihtiyaç duyar.

Kan şekerinizi nasıl ölçeceksiniz?

Kan şekeri ölçümü için ihtiyacınız olan tek şey parmak ucunuzdan alacağınız bir damla kandır. Ölçümler ile ilgili olarak kullanabileceğiniz pek çok çeşitte cihaz vardır. İlgili eğitimi doktorunuz, hemşireniz veya bu konu ile ilgili sağlık görevlisi çok kısa zamanda verebilir.

Kan şekerinizi ne zaman ölçmelisiniz?

Kan şekerinin kaç kez ölçüleceği gibi ne zaman ölçüleceği de kişisel olarak değişiklik gösteren bir durumdur. Ancak yine de belirli standart ölçüm zamanları vardır. Bunlar:

  • Kahvaltı, öğlen ve akşam yemeği öncesi veya yenilecek ara öğün öncesi
  • Yatma saatinde
  • Kahvaltı, öğle ve akşam yemeğinden 2 saat sonra (tokluk kan şekeri)
  • Gece yarısından sonra 02.00-03.00 sıralarında

Bunun dışında, olağandışı ölçümler veya daha sıkı takip şu zamanlarda yapılabilir:

  • Hastalandığınızda
  • Kan şekerinizin düşük olduğundan şüphelendiğinizde
  • Uzun yolda otomobil kullanmadan önce ve yolculuk sırasında
  • Fiziksel aktivitenizin fazla olduğu zamanlarda
  • Kan şekerinizde oynamalar olduğunda
  • İlaç, diyet ve egzersiz planlarınızı değiştirdiğinizde
  • Hızlı ve fazla miktarda kilo alıp verme durumlarında
  • Gebelikte veya gebelik planlanıyorsa
  • Düşük kan şekeri belirtilerini algılamada problem yaşandığında
  • İklim değişikliklerinde

Kan şekerini ölçtükten sonra

Kan şekerinizi düzenli olarak tarih, saat, açlık ve tokluk durumunu belirterek kaydediniz.

Oral antidiyabetik veya insülin kullanan hastalar hiperglisemi ve hipoglisemi riski altındadır. Düzenli ölçümle kan şekeri kontrolü kolaylaşır ve diyabete bağlı sorun oluşma riski de azalır.


Diyabette beslenme ve egzersiz

Sağlıklı beslenme nedir?

Sağlıklı beslenme sebze, meyve, yağsız kırmızı etler, tavuk eti ve balık gibi pek çok çeşit yiyeceği doğru miktar ve biçimde tüketmek anlamına gelir. Sağlıklı beslenmenin kilonuzu korumanıza ve diyabetin yol açacağı başka hastalıklardan korunmanıza yardımcı olacağını aklınızdan çıkarmayınız.

Herkese uygun ve tüm gereksinimleri karşılayan tek bir yiyecek ve beslenme planı olmadığından size özel beslenme düzeninizi diyetisyen ve doktorunuzla karşılıklı konuşarak belirlemeniz gerekir. Beslenmeniz düzenlenirken yaşınız, cinsiyetiniz, o anki sağlık durumunuz, fiziksel aktivite miktarınız, kullandığınız ilaç ve insülin tipi göz önünde bulundurulacaktır.

Glisemik indeks nedir?

Karbonhidratlı gıdaların kan şekerini yükseltme etkisine glisemik indeks denir.

Glukoz, bal ve sofra şekeri kan şekerini yükseltme etkisi en fazla olan gıda maddeleridir. Hipoglisemi durumlarında glisemik indeksi yüksek olan bu gıdaları tercih etmelisiniz.

Beslenirken nelere dikkat etmelisiniz?

Sebze, meyve ve lifli gıdalar

Taze meyve, yeşil veya sarı renkli sebzeler, kepekli ekmek, kuru baklagil ve patates karbonhidrat kaynağı olarak düşünülmelidir. Sebze ve meyve ayrıca içerdikleri lif miktarı ve vitaminler nedeniyle de tercih edilmelidir.

Tuz

Yemeklerinizde tuz kısıtlaması yapmak için doktorunuzun önerisine başvurunuz.

Yağlar

Tüm yağlar yüksek kalori verir. Yağları azaltarak şişmanlık riskini azaltmış olursunuz. Doymuş yağlardan zengin yağların kısılması, damar sertliği ve kalp krizi riskini de azaltacaktır.

Doymuş yağları oda sıcaklığında katı olmalarıyla ayırt edebilirsiniz. Ette, süt ürünlerinde ve bitkisel yağlardan yapılan katı margarinlerde bulunurlar.

Yağlı kırmızı et yerine balık, derisiz tavuk eti ve yağlı süt ürünlerini seçmeniz aldığınız doymuş yağları azaltacaktır. Zeytinyağını tercih etmeniz yine damar sertliği riskini azaltır.

Tatlandırıcı nedir?

Tatlandırıcılar şeker tadı veren ancak şekerin verdiği enerjiyi vermeyen (kalorisi olmayan) maddelerdir.

Tatlandırıcıları kullanırken doktorunuza ve diyetisyeninize danışınız. Kullanım miktarı ve türü size uygun biçimde ayarlanmalıdır.

Diyet ve diyabetik gıdalar

Üzerinde “Diyet veya diyabetikler için uygundur” yazılı olması bu yiyecekleri istediğiniz kadar tüketebileceğiniz anlamına gelmediğini unutmayınız. Bu konuda doktorunuzdan ve diyetisyeninizden bilgi alını


Diyabette egzersiz

Egzersiz diyabet tedavisinin önemli bir öğesidir. Fiziksel aktivite, yiyeceklerin parçalanması ile oluşan şekerin emilerek kana geçişinden sonra hücreler tarafından kullanılmasını hızlandırır ve kan şekerini düşürür.

Fiziksel aktivitenin yararları:

  • Vücut ağırlığınızı azaltır.
  • Vücut ağırlığınızı korumanıza yardım eder.
  • İnsülin ve şeker düşürücü hap ihtiyacınızı azaltır.
  • Kan şekerinizi ve kan basıncınızı (tansiyonu) azaltır.
  • Kan dolaşımınızı iyileştirir.
  • Stresin üzerinizdeki etkisini azaltır.
  • Kendinizi daha dinç ve daha iyi hissetmenizi sağlar.

Farkında olmadığınız bir kalp-damar veya böbrek hastalığı, sürekli ve ağır bir egzersiz programı esnasında size sorun çıkarabileceğinden egzersiz programına başlamadan her diyabetli öncelikle bir doktor kontrolünden geçmelidir. Egzersiz esnasında kan şekeri değişiklikleri göz içi kanamaya neden olabileceğinden bir göz doktoru (oftalmolog) tarafından değerlendirilmeniz yararlı olacaktır.

Fiziksel aktivitenizi artırmak için şunları yapabilirsiniz:

  • Asansör yerine merdiven kullanınız.
  • Arabanızı gideceğiniz yerden uzağa park ederek yürüyünüz.
  • Yürüyerek gidebileceğiniz mesafelerde araba kullanmayınız.
  • Otobüse bir durak sonra bininiz veya bir durak önce inerek yürüyünüz.
  • Birlikte yürüyüş veya egzersiz yapabileceğiniz gruplara katılınız.
  • Dışarıda egzersiz yapamayacağınız zamanlar için evde egzersiz yapmak için düzenlemeler yapınız.
  • Egzersizi eğlenceli hale getirmek için müzikle, sevdiğiniz başka bir uğraşla birlikte hareketli olmaya gayret ediniz.
  • Tam yarım saat yapamayacağınızı düşünerek o gün egzersiz yapmaktan vazgeçmeyiniz, daha kısa süreli de olsa egzersizinizi aksatmayınız.

Diyabet ve günlük yaşam

Diyabet ve ayak bakımı

Kan şekeri düzensiz ve çok yüksek seyreden diyabet hastalarında ayak problemleri daha fazla görülmektedir. Bu nedenle diyabetlilerin ayaklarını her gün kontrol edip, gerekli özeni göstermesi ve özel ayak bakımı uygulaması gerekir.

Kan şekeriniz iyi bir şekilde kontrol altına alınmadıysa ayaklarınızdaki ve bacaklarınızdaki sinirlere zarar verebilir.

Sinir hasarı gelişti ise ayaklarınızda yanma, karıncalanma, batma, sıcak ve soğuğu fark edememe, hissizlik ve ağrı gibi bulgular olabilir.
Yüksek kan şekeri aynı zamanda atardamarları tıkayarak kan dolaşımınızın bozulmasına neden olabilir.
İyi bir kan dolaşımının olmaması yaraların iyileşmesinde gecikmeye ve iltihaplanmaya neden olabilir.

Sinirleriniz ağrı duyusunu iletemediği için küçük yaralar siz fark etmeden büyüyebilir, iltihaplanabilir. Bu nedenle, ayaklarınızda şişlik, kızarıklık, nasır, çatlak, yara veya yüzeysel kesik olup olmadığını her gün kontrol ediniz.

  • Nasırlar oluşuyorsa hekiminizle konuşarak tedavisine başlayınız.
  • Göremediğiniz yerler için ayna kullanınız veya yakınlarınızdan yardım alınız.
  • Her gün ayaklarınızı ılık su ve sabunla yıkayınız. Asla sıcak su kullanmayınız. Sinirleriniz sıcaklık duyusunu iyi iletemiyor olabilir ve oluşabilecek yanıkları fark etmeyebilirsiniz.
  • Ayaklarınızı, özellikle parmak aralarınızı yumuşak bir havlu ile kurulayınız.
  • Topuklarınızdaki kurulukları topuk taşı ile sürterek inceltiniz.
  • Cildinizi yumuşak ve nemli tutmak için nemlendirici bir losyon kullanınız (parmak araları hariç).
  • Tırnak batması olup olmadığını ve tırnaklarınızın uzunluğunu kontrol ediniz.

Diyabet ve sigara

Nikotin, kılcal damarların daralmasını hızlandırır ve dolaşımı bozar. Diyabet de damar yapısını bozduğundan zararlı etkiler daha da artmış olur. Sigara içerek böbrek rahatsızlıkları, göz ve sinir bozuklukları riskini daha da artırmış olursunuz.

Diyabet ve diş sağlığı

Şeker içeren ortamlar bakterilerin çoğalmasına neden olur. Özellikle kan şekeri kontrolsüz seyreden diyabetlilerde tükürükte bulunan yüksek şeker miktarı bakterileri davet eder ve kolaylıkla diş eti iltihabı ve çürükler ortaya çıkar.

Diş eti hastalıklarının ve diş kayıplarının önlenmesi için her şeyden önce iyi bir şeker kontrolünün sağlanması ve düzenli ağız bakımı gereklidir.

Diyabet ve obezite

Türkiye’deki insanların %7’si diyabetlidir ve diyabetlilerin %80’i fazla kilolu kişilerdir.

Diyabetle obezite arasında çok belirgin bir bağlantı bulunur.

Obezite, insülin etkisinin azalmasına ve insüline karşı bir direnç gelişmesine neden olur. Zamanla pankreas bu dirence karşı koymakta zorlanır ve insülin yapımında çeşitli bozukluklar ortaya çıkar. Bu durum giderek ilerler, kan şekeri yükselir ve diyabet ortaya çıkar.

Diyabet ve yolculuk

Yolculuk planlarınızdan doktorunuza bahsediniz. Genel bir muayene yaptırarak seyahat için herhangi bir engelinizin bulunmadığından emin olunuz. Eğer yurtdışına gitmeyi planlıyorsanız yanınızda yeteri kadar insülin ve iğne ucu bulunduğundan emin olunuz.

Doktorunuzdan diyabet hastalığınızı ve insülin tedavisi gördüğünüzü anlatan bir mektup hazırlamasını isteyiniz. Bu size yolculuğunuzda tıbbi yardım gerektiğinde, gümrüklerde veya güvenlik geçişlerinde problem yaşanmaması konusunda yardımcı olacaktır.

Kaynakça:

  • Diyabet ve Sağlıklı Beslenme;2000. Emel Özer; İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları A.B.D. Diyabet Bilim Dalı ve Türk Diyabet Vakfı
  • İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hasta Okulu Yayınları
  • Standards of medical care in diabetes, 2006. Diabetes care: vol.29, suppl 1; January 2006
  • Çocuklarda, adolesanlarda ve genç erişkinlerde tip 1 diyabet. Dr. Ragnar Hanas; Türkiye Diyabet Vakfı Yayınları; 2-2001.
  • www.diabetes.org
  • www.turkdiab.org

Diyabet hastaları için hazırlanmış bilgilendirme kitapçıklarına buradan ulaşabilirsiniz.